the cengiz hoca youtube ads banner


Konu Bilgileri
Konu: UNIT4-3-HAVE GOT-CAN Yazar: cengizsakmanli
Okunma: 281 Yorum: 0
Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi
Konuyu Değerlendir
  • 1 Oy - 1 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

cengizsakmanli Video  09-16-2017, 12:52 PM   
#1









CAN
 
Türkçede“kırabilmek,açabilmek,okuyabilmek,uyuyabilmek,alabilmek”fiillerin sonuna eklediğimiz “-bilmek”yardımcı fiili nasıl güç,imkan,bilgi ifade ediyorsa ,yani yeterlik bildiriyorsa,bu yardımcı fiilin İngilizce karşılığı olan can(kın),(ken)kelimesi de aynı anlamı verir.

Yalnız Türkçe de fiillerin sonuna eklediğimiz “-bilmek” yardımcı fiiline karşılık can yardımcı fiili İngilizcede yalın halde bulunan fiillerin önünde yer alır.
 
to go                                                      Gitmek
Go!                                                        Git!
I am going.                                            Gidiyorum.
I can go.                                                Gidebilirim.
I can write.                                            Yazabilirim.
I can sleep.                                             Uyuyabilirim.
I can sit.                                                Oturabilirim.
I can come.                                            Gelebilirim.
I can open.                                             Açabilirim.
I can eat.                                               Yiyebilirim.
I can read.                                             Okuyabilirim.
 
You can take.                                        Alabilirsin.
He can shut.                                          Kapayabilir.
She can fill.                                                    Doldurabilir.
We can say.                                             Söyleyebiliriz.
You can smoke.                                     İçebilirsiniz(sigara/vs)
They can put.                                        Koyabilirler.

I can write a letter.                                Bir mektup yazabilirim.
You can shut the windows.                     Pencereleri kapayabilirsin.
He can read this book.                           Bu kitabı okuyabilir.
She can say the days of the week.           Haftanın günlerini söyleyebilir.
It can sleep under the chair.                   Sandalyenin altında uyuyabilir.
They can open the big door.                   Büyük kapıyı açabilirler.
 
We can go to the park on Saturday.      
Parka cumartesi günü gidebiliriz.
 
You can stand in front of the gate. 
Bahçe kapısının önünde durabilirsiniz.
 
 
 
Görüldüğü gibi can ile cümle teşkili gayet kolaydır. Yapılacak şey yalın halde, yani hiç ek almamış fiil önüne can yardımcı fiilini getirmektedir. Cümlenin öznesi ne olursa olsun can değişmez ve esas fiil daima yalın halde, yani emir halindedir.
 
Write!                                                   Yaz!
I can write.                                            Yazabilirim.
I can write a letter.                                Bir mektup yazabilirim.
He can write a letter.                             Ahmet bir mektup yazabilir.
My father can write a letter.                  Babam bir mektup yazabilir.
 
The students can write letters.               
Öğrenciler mektuplar yazabilirler.
 
Türkçede sonuna “-bilmek”yardımcı fiili almış bir fiilin cümle içinde ne anlamlara geldiğini bir örnek üzerinde tetkik edelim.
 
                          Ahmet okula gidebilir.
 
cümlesi çeşitli anlamlarda ola bilir.
 
1) Ahmet okula nasıl gidileceğini bilir.
2) Ahmet’in okula gidecek gücü , kuvveti vardır. (Mesela bir hastalıktan sonra)
3) Ahmet’in okula gitmesine müsaade edilmiştir.
4) Ahmet’in okula gitmeye vakti vardır.
5) Ahmet’in okula gitmesi ihtimali vardır.
 
 
Türkçede “-bilir”kelimesi, cümleye nasıl yukarıdaki anlamları veriyorsa can de İngilizce cümlelerde aynı anlamları verir. Sadece 5. örnekte görülen anlam İngilizcede can ile değil başka şekilde teşkil edilir.
 
Türkçede “-bilmek”kelimesiyle yapılan cümlelerin çeşitli anlamları olduğunu görüyoruz.Bir cümlede bu anlamlardan hangisinin ifade edilmek istendiği konuşmada daha önce geçen cümlelerden ,yani sözün gelişinden anlaşılır. İngilizcede de durum aynıdır.
 
Zeynep can clean the kitchen.                  Zeynep mutfağı temizleyebilir.
I can speak English.                                 İngilizce konuşabilirim.
 
Hasan Bey, Ahmet and Zeynep can speak English.  
Hasan bey,Ahmet ve Zeynep İngilizce konuşabilirler.
 
You can smoke in my room.                   
Benim odamda(sigara)içebilirsin.
 
You can put the baskets on the table.      
Sepetleri masanın üzerine koyabilirsin.
 
You can go there today.                           Oraya bugün gidebilirsin.
She can speak Turkish.                            Türkçe konuşabilir.
We can eat all these apples.                      Bütün bu elmaları yiyebiliriz.
He can come on Sunday.                          Pazar günü gelebilir.
 
The students can read these books.          
Öğrenciler bu kitapları okuyabilirler.
 
SORU
 
İçinde to be fiili ( am , is , are) bulunan cümleleri soru yapmak için bunların cümle başına getirildiğini biliyoruz. Can için de durum aynıdır. Can cümle başına getirilirse cümle soru haline girer.
 
I can go.                                                  Gidebilirim.
Can I go?                                                Gidebilir miyim?
Can I write?                                            Yazabilir miyim?
Can I sleep?                                             Uyuyabilir miyim?
Can I come?                                            Gelebilir miyim?
Can I open?                                             Açabilir miyim?
Can I eat?                                               Yiyebilir miyim?
Can I read?                                             Okuyabilir miyim?
Can you come?                                        Gelebilir misin?
Can you come to our house?                    Bizim evimize gelebilir misin?
Can she speak English?                            İngilizce konuşabilir mi?
Can they read this book?                         Bu kitabı okuyabilirler mi?
Can the man sit here?                              Adam burada oturabilir mi?
Can we clean the room?                           Odayı temizleyebilir miyiz?
Can you fill the buckets?                         Kovaları doldurabilir misin?
Can you drink coffee?                             Kahve içebilir misin?
 
Can you come to our house on Friday?
Bizim evimize Cuma günü gelebilir misin?
 
Can he put the pencils into your bag?     
Kalemleri senin çantanın içine koyabilir mi?
 
Can Hasan Bey read English?                 
Hasan bey İngilizce okuyabilir mi?
 
Can the small girl shut the window?       
Küçük kız pencereyi kapayabilir mi?
 
Can your sister eat five eggs?                  
Kızkardeşin beş yumurta yiyebilir mi?
 
Can the woman clean the house today?
Kadın evi bugün temizleyebilir mi?
 
 
Olumsuz
 
İçinde can olan cümleleri olumsuz yapmak için can yardımcı fiilinden sonra not getirilir. Fakat bir istisna olarak can ile not bitişik yazılır.
Bu sadece can fiiline mahsustur.
Diğer durumlarda , kısaltmalar hariç not daima ayrı olarak yazılır.
 
I can go.                                                  Gidebilirim.
Can I go?                                                Gidebilir miyim?
I cannot go.                                             Gidemem.
I cannot write.                                         Yazamam.
I cannot sleep.                                          Uyuyamam.
 
Konuşma dilinde cannot’un kısaltılmış şekli olan can’t (ka;nt) tercih edilir.
 
I can’t sit.                                                Oturamam.
I can’t come.                                           Gelemem.
I can’t open.                                            Açamam.
I can’t eat.                                               Yiyemem.
I can’t read.                                            Okuyamam.
You can’t eat those peppers.                    Şu biberleri yiyemezsin.
You can’t smoke here.                             Burada sigara içemezsiniz.
They can’t speak English                         İngilizce konuşamazlar.
I can’t come on Monday.                         Pazartesi günü gelemem.
 
Ahmet can’t read my books.                   
Ahmet benim kitaplarımı okuyamaz.
 
She can’t say the days of the week.          Haftanın günlerini söyleyemez.
We can’t look at the sun.                         Güneşe bakamayız.
 
The dog can’t sit on the radio.                
Köpek radyonun üstüne oturamaz.
 
My sister can’t take the vases from the table. 
Kızkardeşim vazoları masadan alamaz.
 
You can’t go to school on Sunday.          
Pazar günü okula gidemezsiniz.
 
We can’t drink coffee because we haven’t any coffee.
Kahve içemeyiz,çünkü hiç kahvemiz yok.
 
She can’t fill the glasses with water, because  there isn’t any water.   
Bardakları suyla dolduramaz çünkü hiç su yok.
                                                              
You can’t open the door of this room.     
Bu odanın kapısını açamazsınız.
 
Margaret can’t eat all these eggs, because she isn’t hungry.      
Margaret bütün bu yumurtaları yiyemez çünkü aç değil.
                                                              
Can yardımcı fiili cümle başına getirilerek yapılan sorulara verilecek cevaplar, to be fiili başa getirilerek yapılan sorulara verilecek cevaplara pek benzer.
Alıntı

Hesap acin veya yorum yazmak icin Giris yapin

Yorum yazmak icin Giris yapmaniz gerekiyor.

Kayıt Ol

Hesap olusturmak ve bize katilmak cok kolay

Kayıt Ol

Giriş

Zaten bir hesabiniz var mi? Buradan Giris yapin

Giriş

UNIT4-3-HAVE GOT-CAN Konusu Araçları
Direk Link
HTML Link
BBCode Link
Paylaş


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
Video UNIT4-1-HAVE GOT-CAN cengizsakmanli 0 304 09-16-2017, 12:53 PM
Son Mesaj: cengizsakmanli
  UNIT4-2-HAVE GOT-CAN cengizsakmanli 0 291 09-16-2017, 12:52 PM
Son Mesaj: cengizsakmanli

Foruma Git: