the cengiz hoca youtube ads banner


Konu Bilgileri
Konu: UNIT19-2-Infinitive-Gerund-TOO:ENOUGH Yazar: cengizsakmanli
Okunma: 215 Yorum: 0
Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

cengizsakmanli Video  09-16-2017, 06:31 PM   
#1



SO……....THAT

Bu yapı da kelimeleri niteleyen sıfatlara “çok” anlamını verir ve “that” ile de sonucu gösterilir. Türkçe’ye “öyle …ki” ya da “o kadar…ki” şeklinde çevirebiliriz. 

Öncelikle “so” arkasından sadece sıfat veya zarf alır. “that”ten sonra da sonuç cümlesini yazarız. 

Örnek:

The music is so loud that I cannot hear you. (Müzik sesi o kadar yüksek ki seni duyamıyorum.)
Yukarıdaki örnek sıfat ile (loud) kullanımını gösteriyor. Müzik sesinin çok yüksek olmasının sonucu ise o kişiyi duyamamam.
He speaks so quickly that nobody understands what he says.  (Öyle hızlı konuşuyor ki kimse ne dediğini anlamıyor.)
Yukarıdaki örnek ise zarf ile kullanımını göstermekte. Çok hızlı konuşmasının sonucu olarak kimse onu anlamıyor.

“So”nun “that” siz olarak kullanımına mutlaka denk gelmişsinizdir. Yazılı dilde değil de daha çok konuşma dilinde bir hayret ifadesi olarak kullanılır. Yazılı dilde ise “very” kullanmanız daha uygun olacaktır.

Örnek:

She is so clever! (Öyle akıllı ki!)
Your paintings are so beautiful! (Resimlerin öyle güzel ki!)                        


İngilizcede too / either / neither / so

Olumlu cümlelerde ben de, sen de, o da gibi anlamlar ifade etmek için too, either, neither ve so kelimeleri kullanılır. Genel anlam olarak karşı tarafı onaylamak için kullanılır.

TOO

Söylenen cümlelere karşılık olarak onaylamak gerektiğinde, diğer bir deyişle, “ben de” denmesi icap ettiğinde, cümleyi aynen kullanıp sonuna too getirilir. Kısa şekli kullanılmak istenirse önce özne, sonra cümlenin yardımcı fiili ve arkasından too kullanılır.

A : My father is a teacher. (Babam öğretmendir.)
B : I am a teacher, too. ( uzun şekli ). (Ben de öğretmenim.)
B : I am, too. ( kısa şekli). (Ben de.)
A : They came early yesterday. (Dün erken geldiler.)
B : We came early yesterday too. (uzun şekli ) (Dün biz de erken geldik.)
B : We did too. ( kısa şekli ). (Biz de.)
 
A : I want to be a doctor. (Doktor olmak istiyorum.)
B : My brother  wants to be a doctor too.( uzun şekli) (Kardeşim de doktor olmak istiyor.)
B : My brother does too. (kısa şekli ) (Kardeşim de.)
 
A: I have been to Enlgand twice. (İngiltere’de iki kez bulundum.)
B : His sister has been to England twice too. (uzun şekli) (Onun kız kardeşi de İngiltere’de iki kez bulundu.)
B : His siter has too. ( kısa şekli) (Onun kız kardeşi de.)
 
A : My cat can swim. (Kedim yüzebilir.)
B : Mine can swim too. ( uzun şekli ) (Benimki de yüzebilir.)
B : Mine can too. ( kısa şekli ) (Benimki de.)
 
EITHER

Bir kişi kendisinin veya bir başkasının yapmamış olduğu bir şeyden bahsettiğinde, diğer bir kişinin, kendisi ya da bir başkasının da, aynı şeyi yapmamış olduğunu kastetmek maksadıyla “ben de, o da, onlar da ” gibi cümleler kullanması gerektiğinde;  önce özneyi, sonra cümleninzaman ( tense ) ve şahsına uygun olan yardımcı fiillin olumsuz hali ve either kullanır.
 
A : My father isn’t a teacher. (Babam öğretmen değildir.)
B : I’m not either. (Ben de değilim.)
 
A : They didn’t come early yesterday. (Dün erken gelmediler.)
B : We didn’t either. (Biz de gelmedik.)
 
A : I don’t want to be a doctor. (Doktor olmak istemiyorum.)
B : My brother doesn’t either. (Kardeşim de istemiyor.)
 
A : I haven’t been to England. (İngiltere’de bulunmadım.)
B : His sister hasn’t either. (-Onun- kız kardeşi de.)
 
A : My cat can’t swim. (Kedim yüzemez.)
B : Mine can’t either. (Benimki de.)

SO

Too‘nun kısa şekliyle ifade edilen ben de, o da, vb. gibi cümleler, so kullanılarak da ifade edilebilir. Önce so, sonra cümlenin zaman ( tense ) ve şahsına uygun olan yardımcı fiil ve daha sonra da özne kullanılır. Örnekleri dikkatle inceleyiniz.
A : My father is a teacher. (Babam öğretmendir.)
B : So am I. (Ben de.)
 
A : They came early yesterday. (Dün erken geldiler.)
B : So did we. (Biz de.)
 
A : I want to be a doctor. (Doktor olmak istiyorum.)
B : So does my brother. (Kardeşim de.)
 
A : I have been to England twice. (İngiltere’de iki kez bulundum.)
B : So has his sister. ( -Onun- kız kardeşi de.)
 
A : My cat can swim. (Kedim yüzebilir.)
B : So can mine. (Benimki de.)
 
Olumsuz manalarda ben de, sen de, o da vb. gibi cümleler kurmak istenildiği zaman  either veneithe… Devamını oku                        


Both, either, neither

both, iki şey için kullanılır ve "her ikisi de" demektir.
either, iki şey için kullanılır ve "ikisinden biri" demektir.
neither, iki şey için kullanılır ve "ikisinden hiçbir"i demektir.


► Both

Cümlede daima çoğul olarak düşünülür.

- Both women are from England. (Her iki kadın da İngiltere'lidir.)

- There was a lot of snow on the both sides of California last year. (Geçen yıl Kaliforniya'nın her iki yakasında da çok kar vardı.)
"both" çoğu durumda "both of" olarak da kullanılabilir.

- Both of the women are from France. (Her iki kadın da Fransalıdır.)

- He likes both of the teachers. (Her iki öğretmeni de seviyor.)

► Both … and …

Bu yapı da, Türkçe'deki "hem ..... hem de" ifadesinin karşılığıdır.
- Both Sue and Mary were very sad when they left the city. (Şehirden ayrıldıklarında hem Sue, hem de Mary üzgündü.)

- My mother was both pleasad and anxious when she heard the news. (Annem haberi duyduğunda hem memnun olmuş hem de endişelenmişti.)
"both" kendisinden sonra isim gelmeden yalnız başına da kullanılabilir.
A : Do you like coffee or tea? (Kahveyi mi yoksa çayı mı seviyorsun.)

B : I like both. (Her ikisini de seviyorum.)
A : Which one did you invite, John or Michelle? (Hangisini davet ettin, John mu, yoksa Michelle mi?)
B : Both. (Her ikisini de.)

► either

Either cümlede daima tekil olarak düşünülür ve Türkçe'deki "ikisinden biri" ifadesinin karşılığıdır.

- Either student can come to the party. I like both of them. (İki öğrenciden birisi gelebilir. Her ikisini de seviyorum.)
- My father will go to either mosque tomorrow. (Babam yarın iki camiden birine gidecek.)
"either of …" yapısından sonra gelen isimler her zaman çoğul olur.

- Was either of you in the room last night? (Dün gece ikinizden birisi odada mıydı?)

A : Did the visitors like these two museums? (Seyirciler bu iki müzeyi beğendiler mi?)
B : They didn't like either of them. (İkisini de sevmediler.)

► either … or …

Türkçe'deki  "ya … ya da" ifadesinin karşılığı olarak kullanılmaktadır. 

- You can eat either fish or meat there. (Orada ya balık veya et yiyebilirsiniz.)

- Either he comes or I'll complain him to the police. (Ya gelir ya da onu polise şikayet ederim.)
Either kendisinden sonra isim gelmeden yalnız başına kullanılabilir.

A : Would you like rice or potatoes? (Pilav mı patates mi istersin?)
B : Either. I don't mind. (İkisi de olabilir. Fark etmez)

► neither

Cümlede daima tekil olarak düşünülür ve tam olarak karşılamasa da, Türkçe'deki "ikisinden hiçbirisi" ifadesinin karşılığıdır.

- Neither car is fast. (İki arabadan hiçbiri hızlı değil.)

- Neither student knows the answer. (İki öğrenciden hiçbiri cevabı bilmiyor.)
"Neither of" yapısından sonra gelen isim daima çoğul olur. Bu tür kullanımlarda "neither" hem tekil ve hem de çoğul olarak düşünülebilir.
- Neither of them want / wants to come here. (İkisi de buraya gelmek istemiyor.)

- Neither of us is / are happy here. (İkimiz de burada mutlu değiliz.)

► neither … not …

Türkçe'deki "Ne … ne de …" ifadesinin karşılığı olarak kullanılabilir.
- Neither Suzie nor Hillary wants him. (Onu ne Suzie ne de Hillary istiyor.)
- He neither watched television nor listened to the radio last night. (Dün gece ne televizyon seyretti ne de radyo dinledi.)
neither kendisinden sonra isim gelmeden tek başına kullanılabilir.

A : Is he a teacher or a doctor? (O öğretmen mi yoksa doktor mu?)
B : Neither. He is an engineer. (İkisi de değil. Mühendistir.)
Neither'ın olumlu cümle ile kullanımı, either'ın olumsuz cümle ile kullanımındaki verdiği manayı verir.
- I like neither of the books. (Kitapların ikisini de sevmiyorum.)
- I don't like either of the books. (Kitapların ikisini de sevmiyorum.)
Cümle başında kullanılması icap ettiği zaman neither tercih edilir.
- Neither student knows the answer. (Öğrencilerin ikisi de cevabı bilmiyor.)
Yani bu cümle yerine either kullanarak ( Either of the students doesn't know the answer ) diyemeyiz.
Neither ve either tekil olarak düşünüldükleri için şahıslarla kullanıldığı zaman üçüncü tekil şahıslar için kullanılan zamirler ile kullanılırlar. ( He, him, his ; she, her, her )
- Neither of them can bring his book. (İkisi de ( hiçbiri ) kitabını getiremez.)
- Neither of the boys knows the answer of the question, does he? (Çocukların ikisi de sorunun cevabını bilmiyor, değil mi?
Alıntı

Hesap acin veya yorum yazmak icin Giris yapin

Yorum yazmak icin Giris yapmaniz gerekiyor.

Kayıt Ol

Hesap olusturmak ve bize katilmak cok kolay

Kayıt Ol

Giriş

Zaten bir hesabiniz var mi? Buradan Giris yapin

Giriş

UNIT19-2-Infinitive-Gerund-TOO:ENOUGH Konusu Araçları
Direk Link
HTML Link
BBCode Link
Paylaş


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
Video UNIT19-1-Infinitive-Gerund-TOO:ENOUGH cengizsakmanli 0 231 09-16-2017, 06:32 PM
Son Mesaj: cengizsakmanli
Video UNIT19-3-Infinitive-Gerund-TOO:ENOUGH cengizsakmanli 0 201 09-16-2017, 06:31 PM
Son Mesaj: cengizsakmanli
Video UNIT19-4-Infinitive-Gerund-TOO:ENOUGH cengizsakmanli 0 223 09-16-2017, 06:30 PM
Son Mesaj: cengizsakmanli

Foruma Git: